03 Şubat 2010 Çarşamba

Hiçbirşey O an Orada göründüğü gibi değildir




Bikaç zamandır, şarkılarla ne güzel oyalıyorum dimi?
Farkındayım da içimden bişi yazmak gelmiyor, ya da şarkılarla mı ifade etmeye çalışıyorum ? yoksa şarkılar duygudurumumun bir yansıması mıdır? , ikisi aynı şey diil aslında.
Herneyse, bir güncelleme gerekli.
Çarşamba gecesi İstanbula gittim, Perşembe 3 tane toplantı.
Dostlarımı gördüm,
Kafam bir dünya oldu ;)
Soul kitchen ı izledim portakallı draje tadında... Nevizadede buz gibi havada buz gibi rakı içtim, gece hiç ama hiç bitmesin istedim, hayatımda en mutlu olduğum anlardan birini daha hafızalarıma özenle kaydettim,
Bir dostu kaybettim, çok kırıldım ,biletimi değiştirdim İzmire döndüm, evimin güvenli kollarına bıraktım kendimi,
İş güç, toparlanması gereken bir bünye,
Birden İstanbula diş bilediğimi farkettim, mesafeler, olmazlar, değişen insanlar,

***
Daha fazla dayanamadım, bir süre beni düşüncelerimden kurtaracak bir çare, herzamanki yerime gittim,
Saat 7-8 gibi sarhoştum heralde, Şebnem ve İzzy yanımdaydı , biraverlerin biri gidip biri geldi,
telefon çaldı, çoktan özlemişim seni ,
SOAD , Anasstasia* , Güzelyalı, tekrar uyarıyorum Do Not Drink and Drive.
İzmir soğuk , ev daha soğuk , kahvemi yaptım, bilgisayarı açtım, kitabımı aldım
Lulu onlinedı, arkadaşça, hırlamadan,hırlatılmadan konuştuk kısa bir süre, böyle olmalı arkadaş kalınabilmeli.
Sabaka karşı 4 gibi bitirdim sanırım, 6. kitap oldu 1 ayda.

Söylemek istediğim şeyler var, söyleyemediğim


Anastasia* = arabam
dipnot: tamam, bir gay için Lüxemburgda yaşamak ne kadar zor onu anlatıyor ne olmuş, bence çok güzel müzik, ukalalık yapma.

8 yorum:

Eliza Doolittle dedi ki...

Baslikta ufak degisiklik talebi (sevenlerinizden geloor;)):
Hicbir Sey O An Orada Gorundugu Gibi Degildir.

Zira Lulu giderken ayni evin icinde birbirini parca pincik etme hali ayri mekan ve zamanlarda yavastan daha hos daha dost bir duzleme kayabilir.

Belki bu yuzden mekanlara/sehirlere dis de bilememeli, herkesi, her yeri ve KENDINI oldugun gibi kabul edip sevmenin dayanilmaz hafifligine bakilmalidir?

DecisionS dedi ki...

hoş söylemişsiniz Doolittle , ancak Polyannayı oynamak yada iyimser olmak istemiyorum sanırım.
Rasyonel olmak artık amacım

Zeugma dedi ki...

Müziğin ne anlattığını bilmeye gerek yok. Gayet hoş ve soft..
Canın nasıl istiyorsa öyle takıl bence. Blog da böyle fena değil..
Günlüğün işte yaa...Senin ruh halinle paralel gidiyor...

DecisionS dedi ki...

haklısınız Zeugma Hanımcım

Başak BAŞOL dedi ki...

Decisions,

Çok şey yazmak istedim ama boğazımda yumru oldu kaldı hepsi..Sadece herşeyin en iyisini diliyorum senin için ve seni çok seviyorum

Sevgiyle Kal

DecisionS dedi ki...

aynen Başak;)

Duygu dedi ki...

Decisions....
Başlığa uygun bir haftasonu geçirmişsin,özellikle hiç bitmesini istemediğin gece'de buna dahil eminimki o dost'ta yaptığı hatayı farkedip pişmanlık duymuştur.Bu kadar ani diş bileme istanbul'a:) bu arada ne çabuk bitirdin kitabını geçen yeni 4.kitabı yeni okumaya başlamıştın bravo 6. kitap olmuş bu arada sizi istanbul'a tekrar bekleriz efendim:)))

sevgilerimle...

Eliza Doolittle dedi ki...

Baslik degismis! Tesekkur ederim canim :)
Ama Polly olmakla iyimser olmak arasinda buyuk fark var aslinda..ne demistim gecen Gonulcelen'de, "gercek olamayacak kadar minnettar Pollyanna"..

Ben daha gercekci bir iyimserligin mumkunlugunden bahsediyorum. Mesela su koskoca yazi icinde arabanin adinin Anastasia olmasiyla icimi nasil isittin anlatamam :)