06 Şubat 2010 Cumartesi

Gelişme-Neden Tehlikeli Şarkılar 2. Bölüm



Canım deli gibi sigara içmek istiyor ama sonrasında dakikalarca öksürük nöbetine tutuluyorum, hastalık fena bişi, neyse biz devam edelim. Şeytani 4lünün ikincisi yukarıda, sert gelirse dinlemeyiniz, ama bütün bu hikayemiz " neden tehlikeli şarkılar?" üzerine, dolayısı ile önemli.
 ***
O sıralarda 99 depremi oldu, şirkete gittim hemen sonrasında Zülü de geldi, çok kimse yoktu. İnterneti açınca durumun vehametini anladık, o sırada nasıl oldu hatırlamıyorum finans direktörü bizi çağırdı. Cebimize 2-3 milyar falan koydu, doğru Eminönü. 2 saatte ben parayı harcamıştım bile. O gün 2 tane tır kalktı şirketten, herkes seferber oldu. Sonrasında Zülüyle Valiliğe başvurduk, bana bir otobüs dolusu erzak 30 kadar çevirmen zimmetleyerek Gölcüğe gönderdiler. Gölcük diye bişi kalmamış ki, otobüs ilerleyemiyor. Doğruca Deniz komutanlığına gittim, durum çok kötü gazino çökmüş (askeri liseden bir arkadaşım da orada vefat etmiş allah rahmet eylesin) , bir Tümamiral, selam verdim kendimi tanıttım, yardım istedim. Bize bir eskort verdi ve stadyuma sağ salim ulaştırdık herşeyi. 
O otobüs yolculuğunda tanıştığım İngilterede au-pair lik yapmış bir hemşire vardı, dost olduk, İstanbula dönünce de görüştük, hatta sonrasında Zülü onun tanıştırdığı ortak bir arkadaşımızla evlendi.
 Yavaş yavaş kendime güzel insanlardan oluşan bir dost çevresi kurmaya başlamıştım, kolay değil 27 yaşında herşeye 0 dan başlıyorsunuz. 
Ancak bir gariplik vardı. Hiç uyumuyor, devamlı çalışıyor, yıldırımlar gibi düşünüyor, feci bir küstahlıkla ortalıkta geziniyordum, işin garibi bu durum kızların çok hoşuna gidiyordu.
***
Birgün halı saha maçında ayağımı çatlattım. Evde oturamıyordum ki, ilk gün işe gittim, tam kapıdan girerken gördüm onu.  Sülü tanışmış bile (vay aşşoleşşek),  hiç vakit kaybetmeden işe koyuldum :)) . Dedim ya dünyada herşeyi hapabileceğine inanan, küstah, hiperaktif, her ortamda ilgiyi üstüne çekmeyi gayet kolay beceren biriydim, O da tabii tepkisiz kalamadı.
Ufak ufak yardımlar, havadan sudan problemlerle helpdeski aramalar , ayağı alçıda bir iş arkadaşını eve bırakmalar derken kısa sürede sevgili olduk.
Anormallik tüm hızıyla devam ediyordu, inanılmaz bir enerjiyle kaplıydım duramıyordum. Bir yandan Onunla çıkarken bir yandan bir sürü kızla birlikte oluyordum. Yabancı insanlar değillerdi, hepsi arkadaşlarımdı ama artık hepsi yatağımı da paylaşmaya başlamışlardı, tabii bunlardan Onun haberi yoktu.
 ***
Lütfen burada durup 2 dakika Mani Belirtileri başlığının altını okuyun

***
Durum giderek kötüleşmeye başladı, hiç uyumuyor, saçma sapan şeyler satın alıyor, bazen günde 3-4 kişiyle birlikte oluyor, kendimi Tanrı gibi hissediyordum. Bu şekilde belki 1 seneye yakın devam etti. 
İlişkimiz garip gidiyordu, normal gitmesi mümkün mü :) , Onu çok seviyordum hatta deli gibi  aşıktım ama nedense enerjimi bir türlü bastıramıyordum. Biranda canım sıkılıp  gecenin bir vakti uçağa atlayıp Ankaraya Arjantin caddesindeki bir bara gidebiliyordum ( Ankarayla hiç alakam yok bu arada, hangi bar diye sormayınız bir türlü hatırlayamadım) .
 Bu sorun yaratıyordu tabii, sonra tek bir kıskanç kadın  telefonuyla, hooop tekrar havaalanına dönüp fellik fellik bilet arayıp, İstanbula dönüyor, kapısında paspas olabilmek için herşeyi yapıyordum. Gel de sen bunu kızgın ve ksıkanç bir kadına anlat.
Anlatsan ne yazar kız haklı, neyi anlatıcan salak, yaptığın şeye baksana.
Ama malesef işte elde değil, kontrol edilebilecek birşey değil, yapamıyorsun , önüne geçemiyorsun.
Sonuçta birgün kıçıma tekmeyi bastı. Bunun hikayesini anlatmak istemiyorum, kırgüllerinde anlatmıştım zaten.

3. bölümde görüşmek üzere, evet gene uyuyamıyorum  saat 4:00 oldu anasını satiim

11 yorum:

yesari dedi ki...

helal olsuunnn iyi yapmışşş..terbiyesiz seniii:P:p...:))

şimdi "o" nun hikayesi burada bitiyor mu ileride karşımıza çıkacak mı?

DecisionS dedi ki...

acaip edepli adamımdır üstüme alınmam :))
O nun hikayesini anlatmak istemiyorum, ama sonr ayaşananlar tabii ki Ondan mütevellit

Zeugma dedi ki...

Bu kadar hızlı bir hayatla nasıl baş ettin sen???
Ben okurken yoruldum..
Bu arada ''mani'' belirtileri oluyor bunlar dimi?
3. bölümü bekliyorum....

DecisionS dedi ki...

evet mani. Manik olunca hız saat, gün, kavramı yok Zeugma Hanımcım

aycane dedi ki...

İyi ama genç adam... Bipolar disorder çok başarıyla sağaltılıyor, ve ömür boyu kontrol edilebiliyor. Bütün numara, düzenli tahlillerle lityum seviyesine bakarak ilacı ayarlamakta...
Yanılmıyorsm, ailenizde de hekimler vardı zaten; onlar da bilir.
Bizler, aydın, eğitimli, bilime inanan insanlarız ama bir çoğumuz psikiatri ve psikolojinin bilim dalları olduğunu es geçiyor.
Kıyamam size.. Ne çok hırpalanmış, hırpalamışsınız kendinizi ama!.. Lütfen iyi bakın kendinize. Değerli gençler az bulunuyor bu ülkede, hani öyle elini sallayınca ellisine çarpmıyor insan!
Sevgiyle...

DecisionS dedi ki...

Sevgili Aycannem, daha bipolar olduğumu söylemedim kiiii :)) .
Lithium, içlerinde en kabul gören tedavidir doğru ancak herkeste işe yaramamaktadır, yanlış hatırlamıyorsam oran 70% leri geçemiyordu, son birkaç yıldır takip etmedim.
Ne kadar tahlil yaptırısanız yaptırın, ilaç uzun müddet kulanımda by default organlarınıza zarar vermektedir.
Hem işe yaramayan hem de zehirlenen 2 örnekten biriyim ben, biri de 70 lerin sonunda Amerikada görülmüş, herneyse çok detayına girmiyorum.
Bekleyiniz anlatıcam az biraz ;)

İzDüŞümLeR dedi ki...

Benzer 99 hikayelerini hepimiz yaşadık herhalde,bir ara ben de yazarım benimkileri:((

DecisionS dedi ki...

benzer mi? korkutuyorsunuz beni İzdüşümler hanımcım

İzDüŞümLeR dedi ki...

Korkmayınız , DecisionS beyciğim benim benzerliğim deprem hikayelerinden müteveellit :))

DecisionS dedi ki...

hımmm anlatınız bi ara

İzDüŞümLeR dedi ki...

Hiç bloguma yazasım yok yine bu aralar sizin bloglarda dolanıyorum işte..Operadaki hayalet gibi :)